19 Ekim 2026

Futbolda Güven Krizi: Atama Düzeni Tartışmanın Merkezinde

Türk futbolunda hakem atamalarına ilişkin iddialar, uzun süredir biriken güvensizliği yeniden gündeme taşıdı. Soruşturma dosyasına yansıdığı belirtilen mesajlarda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile Süper Lig hakemi Yasin Kol arasında maç görevlendirmeleri üzerine görüşmeler yapıldığı öne sürülüyor.

Dosyaya Yansıyan Mesajların Anlamı

İddialara göre Yasin Kol, kendi adının da yer aldığı bir hakem listesi göndererek değerlendirmeyi MHK Başkanına bıraktı. Sonraki yazışmalarda ise yardımcı hakem, VAR ve AVAR görevleri için çeşitli isimler konuşuldu; bazı atamaların bu öneriler doğrultusunda şekillendirildiği ileri sürüldü.

Mesajların en çok tartışılan bölümü, VAR ekibindeki görev dağılımına ilişkin soru oldu. Gündoğdu’nun Özgür Yankaya’nın yanına kimin AVAR olarak görevlendirilmesini istediğini sorduğu, Kol’un da Atilla isimli hakemi önerdiği aktarıldı. Bu kayıtlar, hakem atamalarının belirlenmiş ölçütlerden çok kişisel görüşmelerle yapılmış olabileceği kuşkusunu doğurdu.

Ancak soruşturmanın sürdüğü ve ilgili kişilerin henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla suçlu bulunmadığı unutulmamalı. Yasin Kol’un iddiaları reddettiği belirtilirken, hukuki değerlendirme ile kamuoyundaki tepki birbirinden ayrı ele alınmalı.

Hakem Atama Sistemine Yönelik Eleştiriler

Normal işleyişte hakem ve video yardımcı hakem görevlendirmelerinin performans puanları, gözlemci raporları, bölgesel yakınlık ve maç yoğunluğu gibi ölçütlerle belirlenmesi beklenir. Aktif bir hakemin, görev yapacağı karşılaşmanın ekibi hakkında görüş bildirmesi iddiası ise bu tarafsızlık ilkesini doğrudan tartışmaya açıyor.

  • Atama kriterlerinin açık ve denetlenebilir olması gerekiyor.
  • Hakemlerin görevlendirme sürecine kişisel müdahalesini önleyecek kurallar güçlendirilmeli.
  • VAR ve AVAR ekiplerinin hangi gerekçeyle seçildiği kamuoyuna açıklanmalı.
  • Soruşturma süreçleri, tarafların savunma hakkı korunarak şeffaf yürütülmeli.

Taraftarın tepkisi yalnızca birkaç mesajdan kaynaklanmıyor. Her hafta hakem kararları üzerinden yaşanan tartışmalar, kulüpler arasındaki gerilimi büyütüyor. Şimdi ortaya atılan iddialar, geçmişte dile getirilen “atamalarda adalet yok” eleştirilerini yeniden güçlendirmiş durumda.

Kulüplerin ve Futbol Kamuoyunun Baskısı

Kulüpler, federasyondan kapsamlı bir açıklama bekliyor. Beşiktaş Başkanı Dursun Özbek’in de TFF’nin konuya zaman kaybetmeden yanıt vermesi gerektiğini savunduğu aktarılırken, Kulüpler Birliği Vakfı’nın toplantılarında hakemlik sistemi ve bahis soruşturmaları kapsamında sevk edilen yöneticilerin durumu ele alındı.

Alt liglerdeki bazı kulüp yöneticilerinin olağanüstü seçim çağrılarına destek verdiği yönündeki kulis bilgileri de federasyon üzerindeki baskıyı artırıyor. Yönetimin sessiz kalması, krizi yatıştırmak yerine daha geniş bir kurumsal hesaplaşmaya dönüştürebilir.

Eski hakem yorumcusu Ahmet Çakar’ın, mevcut yönetimin göreve gelişindeki desteği nedeniyle pişmanlık ifade ettiği ve Galatasaray-Kasımpaşa karşılaşmasının son dakikasındaki penaltı kararını sistemdeki sorunlara örnek gösterdiği belirtiliyor.

Federasyonun Önündeki Zor Kararlar

Federasyon cephesinden yeni MHK’nin oluşturulması için çalışmalar yapıldığı ve geçici bir kurul kurulduğu açıklanmıştı. Riva’da yapılması beklenen toplantının ertelenmesi ise kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun uzun yıllara yayılan sorunlarından tek başına sorumlu tutulamayacağını belirterek istifa etmeyeceğini açıkladı.

Yine de kriz yönetiminde zamanlama büyük önem taşıyor. Bugünkü MHK yapısını göreve getiren yönetimin, ortaya çıkan iddialar karşısında yalnızca geçmiş dönemleri işaret etmek yerine kendi sorumluluğunu da açıklaması bekleniyor.

Güveni Yeniden Kurmak İçin Gerekenler

Bu tartışmanın sona ermesi yalnızca birkaç kişinin değiştirilmesiyle mümkün görünmüyor. Hakem kurulunun federasyon yönetiminden daha bağımsız çalışması, görevlendirmelerin ölçülebilir kurallara bağlanması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.

VAR konuşmalarının belirli bir süre sonra yayımlanması, atama gerekçelerinin açıklanması ve ihlal iddialarında hızlı fakat adil soruşturmalar yürütülmesi de güvenin yeniden kurulmasına katkı sağlayabilir. Aksi durumda isimler değişse bile aynı şüpheler farklı aktörler üzerinden yeniden gündeme gelecektir.